Bizimle iletişime geçin

Gülizar Biçer Karaca

KARACA YANGIN BÖLGESİNDE İNCELEME YAPTI

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Denizli‘nin Çardak ilçesinde 3 Eylül’de çıkan orman yangınında hasar gören bölgede incelemelerde bulundu. 

Partiden yapılan açıklamaya göre, Karaca’ya incelemelerinde CHP Çardak İlçe Başkanı Cemil Kara eşlik etti.

Karaca, geçici orman işçilerinin güvenceli ve uzun vadeli çalışma taleplerini dinledi.

Yangınların yalnızca yöre insanını değil, tüm ekosistemi etkilediğini belirten Karaca, yangına zamanında müdahalede bulunan ekiplere facianın boyutunun büyümesini engelledikleri için teşekkür etti.

Denizli’de tek yangın uçağı olmasını yeterli bulmadığını söyleyen Karaca, müdahalede can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğunu dile getirdi.

Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerinin, bölgedeki diğer yangınlarda da ekipman desteği verdiklerini belirttikleri kaydedildi.

DENİZLİ (AA)

The post KARACA YANGIN BÖLGESİNDE İNCELEME YAPTI appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

CHP

CHP’li Karaca Cumhurbaşkanı Erdoğan Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Av. Gülizar Biçer Karaca, Gezi eylemcilerine yönelik “çürük” ve ‘sürtük’ ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet etti. Suç duyurusunda bulunan Gülizar Biçer Karaca, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin çıkmazlarının, açmazlarının ve ülkeyi getirdiği durumun tüm toplum açısından rahatsız edici boyuta ulaştığını ifade etti. Gülizar Biçer Karaca; “uzun süredir hedef göstermeyi, hak savunucularını aşağılamayı, yaftalamayı alışkanlık haline getiren, toplumu kutuplaştırma ve kamplaştırma siyasetine devam eden, halkın gerçek gündeminden uzak Saray stratejisine tutunan Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan “42 milyon kadın seni “çürük” ve “sürtük” söyleminle hatırlayacak” diyerek tepki gösterdi.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Av. Gülizar Biçer Karaca, Gezi eylemcilerine yönelik “çürük” ve ‘sürtük’ ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet etti. Şikâyette, “Şüphelinin uzun zamandır hakaretlerine ve iftira içerikli söylemlerine devam ettiği tartışmasız bir gerçek olup bu durum tüm toplum tarafından bilinmektedir. Şüpheli bu durumu adeta alışkanlık haline getirmiştir” ifadeleri yer alıyor.

AÇIKLAMALAR “İFTİRA VE HAKARET İÇERİYOR’

Dilekçede Erdoğan’ın AKP Grup Toplantısındaki konuşmada kullandığı ‘Bunlar böyle, bunlar çürük, bunlar sürtük. Bunlar için ulu mabet nedir, ne değildir, böyle bir şey yok. Bunlar ancak terör sevicilerle beraber çünkü kendileri de terör sevici’ ifadelerinin hakaret; camide içki içildiği ve caminin pisletildiği yönündeki sözlerinin iftira olduğuna yer veren Biçer Karaca, Erdoğan’ın Türk Ceza Kanununun 125’nci maddesinin ilgili fıkralarını çiğnediğini savundu.

“HAKARET, İFTİRA, HEDEF GÖSTERME”

Suç duyurusu gerekçesinde: “Şüphelinin beyanları ifade özgürlüğü sınırlarını aşalı çok olmuştur. Sadece katıldığı grup toplantısında değil bulunduğu her ortamda beni, muhalefetteki diğer milletvekillerini ve başta gezi parkı eylemlerine katılanlar olmak üzere kendisine muhalif olan herkesi aşağılamayı, hakaret etmeyi, kendisinden olmayanı terörist sıfatı ile yaftalamayı alışkanlık haline getirmiştir. Şüphelinin uzun zamandır hakaretlerine ve iftira içerikli söylemlerine devam ettiği tartışmasız bir gerçek olup bu durum tüm toplum tarafından bilinmektedir. Şüpheli bu durumu adeta alışkanlık haline getirmiştir”

“PARTİLİ CUMHURBAŞKANINA KAMU DAVASI AÇILMALI”

Başsavcılıktan kamu davası açılması yönünde karar verilmesini talep eden İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca; “Şüpheli uzun zamandır öncelikle büyük Türk Milleti’ne, Türk kadınlarına, kendisi gibi düşünmeyen kadın, çocuk, erkek ayrımı olmaksızın insanlığa, suça konu konuşmasıyla da Anayasa tarafından güvence altına alınmış toplantı ve gösteri özgürlüğü kapsamında bu hakkını kullanan kişilere karşı suç işlemeye devam etmiş, iftira ve hakaretlerine devam etmiştir. Bana ve parti arkadaşlarıma karşı hukuka aykırı ve suç teşkil eden davranışlarını sergilemeye devam eden şüpheli hakkında şikâyetçi olmak zorunluluk arz etmiştir.” dedi.

The post CHP’li Karaca Cumhurbaşkanı Erdoğan Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

CHP

CHP’li Karaca: “Gıda Zehirlenmeleri Artıyor, Bakandan Dalga Geçer Gibi Yanıt Geliyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, gıda krizine yol açan ve güvenli gıdaya erişim hakkına engel olan fiyat artışlarının nedenini Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’ye sordu. Ancak TBMM’ye sunduğu yazılı soru önergesine 3 ay sonra ilgisiz bir yanıt gönderildiğini belirterek tepki gösteren BiçerKaraca, “Buradan Tarım Bakanı’na sesleniyorum bu verdiğiniz yanıt bir milletvekiliyle ve TBMM iradesiyle alay etmektir, dolayısıyla vatandaş ile alay etmektir” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, gıda krizini TBMM gündemine taşıyarak tarımsal ürünlerdeki fiyat artışlarının nedenlerini Tarım Bakanı Kirişci’ye sormuştu.  Gelen yanıtların içeriksiz olduğunu belirterek açıklama yapan Biçer Karaca, bu tutumun TBMM iradesiyle ve yurttaşla alay etmek anlamına geldiğini savundu:

“YANIT BEKLEYEN SORULAR”

“Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Şubat 2022 ayına ait tarımsal ürünlerde üretici fiyat endeksine ilişkin veriler Mart 2022’de yayınlandı. Bu tarımsal ürünlerin üretici fiyat endeksindeki bu artışın sebepleri nedir, artışın önüne geçilmesi bu gıda krizine ve gıdaya erişim hakkını ciddi anlamda etkileyen bu yükselişin sebepleri nedir, tedbir alacak mısınız, bunun önüne geçmek için bir planınız var mı? sorularını Tarım ve Orman Bakanlığına sorduk. Tarım ve Orman Bakanı’ndan 31 Mart 2022’de sorduğumuz soruya bir yanıt geldi.

“YANITTA BİZİM SORDUĞUMUZ HİÇBİR SORUYA KARŞILIK YOK”

Bu yanıtta bizim sorduğumuz hiçbir soruya karşılık yok. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçiye şu kadar destek verdik, şu kadar destekleme primi ödedik gibi sanki biz çiftçiye verilen destekleri sormuşuz gibi TBMM iradesiyle alay edercesine bir yanıt vermiştir.

“HAYALİ BİR TABLO”

“Buradan TBMM Başkanı’na sesleniyorum; başkanı olduğunuz, milli iradeyi temsil eden Meclis’in iradesini ve Meclis’i bu kadar itibarsızlaştırmasına daha ne kadar sessiz kalacaksınız? Biz Tarım Bakanı’na tarımsal ürünlerdeki üretici fiyat endeksindeki aşırı artışı soruyoruz, Tarım Bakanı milletvekiliyle, TBMM’nin iradesiyle alay edercesine destekledikleri hayali bir tabloyu karşımıza getiriyor.”

“GIDA ZEHİRLENMELERİNDE ARTIŞ”

“Tarımsal ürünlerde üretici fiyat endeksi TÜİK’in rakamlarında dahi oldukça artış göstermekte. Artık insanlar pazara gidemiyorlar, çocuklarına yeterli beslenecek gıdayı alamıyor. Son zamanlarda gıda zehirlenmesinin artışının sebepleri de aslında gıdaya erişemeyen, pazardan yeterli beslenme için ürün alamayan, pazar alışverişine gidemeyen, çürükleri ve artıkları toplayan ve satın alan vatandaşlarımızın durumunun açık bir göstergesi. Buradan Tarım Bakanı’na sesleniyorum bu verdiğiniz yanıt bir milletvekiliyle ve TBMM iradesiyle alay etmektir, dolayısıyla vatandaş ile alay etmektedir.”

The post CHP’li Karaca: “Gıda Zehirlenmeleri Artıyor, Bakandan Dalga Geçer Gibi Yanıt Geliyor” appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

denizli

CHP’li Karaca; “Kadın Direnişini Kıramazsınız?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda; kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili kanun teklifinin görüşmeleri sırasında konuşma yaptı. Karaca, “Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan zihniyetin gereğini sandıkta verecek” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda; kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili kanun teklifinin görüşmeleri sırasında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karaca şu sözleri söyledi; “Kadına karşı şiddet”, “şiddeti önlemek”, “Bir zihniyet değişikliği hayata geçiriyoruz.” gibi güzel, anlamlı cümlelerle kanun teklifini önümüze getirdiniz. Gerek KEFEK Alt Komisyonunda gerek Adalet Komisyonu’nda bu kanun teklifine ilişkin çekincelerimizi, bu kanun teklifinin Anayasa’ya aykırılıklarını tek tek ifade ettik ama görüyoruz ki bir ay gibi bir süre beklendi, zannettik ki itirazlarımız doğrultusunda üzerinde bir çalışma yapılıyor ama her ne hikmetse, pat diye, hiçbir değişiklik yapılmadan bir ay sonra kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine geldi. Peki, neden bir ay bekledik? Neden bir aydır bekletiliyor? Bunu da anlayabilmiş değiliz”

“KADIN DİRENİŞİNİ KIRAMAZSINIZ”

“Kanun teklifinde ne var? Kadına karşı şiddetle etkin mücadele. Peki, İstanbul Sözleşmesi’nden neden çıktık Övünerek ifade ettiğiniz 6284 sayılı Kanun İstanbul Sözleşmesi esas alınarak yürürlüğe giren bir Kanun’du. Peki İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede hukuksuzca niye çıktık? Bu kanun teklifiyle, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmanın kadınlar üzerindeki etkisini ve kadınların mücadelesini kırma noktasında bir amacınız varsa bunu başaramazsınız. Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan zihniyetin gereğini sandıkta verecek”

“ISRARLI TAKİPLE İLGİLİ DÜZENLEMELER ANAYASAYA AYKIRI”

“Teklifle kadına karşı işlenmesi hâlinde cezayı ağırlaştıran ya da artıran hâli düzenliyorsunuz. Peki, kadın, kadına karşı işlerse ne olacak? Korkuyorsunuz, “toplumsal cinsiyet eşitliği” demeye korkuyorsunuz. Peki, şunu diyemez miydiniz? “Kadına karşı, sırf kadın olduğu için, kadının cinsiyetinden dolayı işlenen suçlar.” diyemez miydiniz? Hayır, diyemediniz. Neden demediniz? Ya bu kanun teklifi gerçekten çok acemi hukukçular tarafından incelendi ya da bu kanun teklifini bir anayasa hukukçunuza gösteremediniz, bunu bilemiyoruz. Anayasa Mahkemesinin, anayasal eşitliğe aykırı olacağından dolayı bu kanunu iptal edeceği aşikar…”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 46. MADDE GETİRİLEBİLİRDİ”

“Israrlı takipte de benzer durum var. Diyorsunuz ki: “Koruma kararı verilen ya da boşanmış eşe karşı işlenmesi hâlinde.” Denizli’de bir üniversite öğrencisi, İstanbul’da öğrenciyken dört yıl boyunca ısrarlı takibe maruz bırakıldı; tayin oldu, gitti, gittiği ilde o ısrarlı takibe maruz bırakan erkek tarafından katledildi. Getirdiğiniz kanun maddesi, işte, bu tür ısrarlı takiplerde koruma sağlamıyor. Yani Anayasa’daki eşitlik ilkesine kanun teklifiniz aykırı… Peki, ne yapılabilirdi? Örneğin, İstanbul Sözleşmesi’nin 46’ncı maddesi var. Orada cezayı arttıran hâller açık ve net bir şekilde düzenlenmiş. Bunları aynen alıp, bu kanun teklifine koysaydınız belki pansuman kanun olmaktan çıkartıp, işe yarayan, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerine çözüm üretecek bir kanun teklifini önümüze kısmen de olsa getirmiş olurdunuz.”

“CEZASIZLIK ALGISI DEĞİŞECEK Mİ?”

“Kadına karşı işlenen suçlarda -ki Anayasa’ya aykırılığından, eşitliğe aykırılığından bahsettik- eziyet suçunda mesela iki yıllık alt sınırı, iki yıl altı aya çıkarıyorsunuz; yaralama suçlarında dört ayı, altı aya çıkarıyorsunuz. Yani cezalarda iki ay, altı ay gibi ama her halükarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da infaz kanunundaki düzenlemeleri rencide etmeyecek, ihlal etmeyecek birtakım düzenlemeler getiriyorsunuz. Oysa, toplumda, kadına karşı işlenen suçlarda bir cezasızlık algısı vardır. Öncelikle bu cezasızlık algısını ortadan kaldırmak için caydırıcı hükümler getirmeliydiniz; eğer infaz kanununa ilişkin burada bir düzenleme getirmiyorsanız. Yani caydırıcı olmak ne demektir? Üç yıl bir ay demektir. Caydırıcı olmak için, infaz kanunun hükümlerinin -yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi hükümlerin- kadına karşı işlenen suçlarda uygulanmayacağına ilişkin bir düzenlemeyi bu kanuna derç edebilirdiniz. Aslında uzun uzun, iki ay, üç ay, kırıntı kırıntı cezaları artırmanıza hiç gerek yoktu; bir madde koyacaktınız “Ceza İnfaz Kanunu’ndaki lehe olan -cezayı azaltan ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi- düzenlemeler kadına karşı işlenen suçlarda uygulanmaz.” diyecektiniz. Deseydiniz, işte o zaman toplumdaki cezasızlık algısını ortadan kaldırabilecektiniz. Bu kanun teklifi pansuman olmaktan, kadınları kandırmaktan başka bir yol çizmiyorsa niye geldi? Hangi soruna çözüm üretiyor? Kadına şiddetle mücadelede neye çözüm üretecek, bunu bu teklifte görmek gerçekten mümkün değil”

“HAYIR HAYIR HAYIR!”

“İstanbul Sözleşmesi ne yapın diyordu? “Kadın cinayetlerini, kadına karşı şiddet suçlarını önce önleyeceksiniz, önleyemiyorsanız koruyacaksınız, koruyamıyorsanız etkin yargılayacaksınız ve bütün bunlar için ulusal mevzuatlarınızda düzenleme yapacaksınız.” diyordu. Peki, bu kanun teklifi İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra “6284 var.” diyorsunuz ya oradaki önlemeyi, görevini yerine getiriyor mu? Hayır. Oradaki koruma görevini yerine getiriyor mu? Hayır. Etkin yargılama görevini, sorumluluğunu yerine getiriyor mu? Hayır. Yasal düzenlemeye de “mış gibi” davranıyorsunuz arkadaşlar, “mış gibi”.”

“KADIN ÖRGÜTLERİNİ NEDEN YOK SAYIYORSUNUZ?”

“Bu kanun teklifinde yıllarca kadın mücadelesine emek vermiş, kadın mücadelesiyle kadına karşı işlenen suçlarda ciddi bir gelişme sağlamış olan sivil toplum örgütlerinin görüşü yok. Kime sordunuz, hangi kadın örgütüne, hangi sivil toplum örgütüne sorarak bu teklifle ilgili görüş aldınız ya da hangi Baroya sordunuz? Hiçbirisi, hiçbirisi yok, o nedenle bu teklifte kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadın cinayetlerinin engellenmesi ya da ısrarlı takibe maruz bırakılan kadınları korumaya, kollamaya yönelik hiçbir etkin uygulama, etkin cezai düzenleme bulunmamaktadır. Bu kanun teklifi kadına karşı şiddeti önlemek için verilen bir kanun teklifi değil kadınları kandırmak, yeniden oylarına talip olmak için sadece ve sadece pansuman kanun teklifidir.”

 

 

The post CHP’li Karaca; “Kadın Direnişini Kıramazsınız?” appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

ÖNE ÇIKAN HABERLER