Bizimle iletişime geçin

Eğitim

İyi Örneklerin Adresi PEV Oldu

Özel PEV Okulları “Eğitimde İyi Örnekler Konferansı Denizli Yerel Çalıştayı”na ev sahipliği yaptı. Sabancı Vakfı’nın desteği, Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğünün iş birliğiyle Özel PEV Okulları ev sahipliğinde düzenlenen 17. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı Denizli Yerel Çalıştayı; 7 Mart 2020 tarihinde PEV Kolejinde gerçekleşti. Eğitime gönül verenleri bir araya getiren çalıştay Denizli’den ve Türkiye’nin birçok şehrinden gelen eğitimciler tarafından yoğun talep gördü.

2004’ten bu yana düzenlenen Eğitimde İyi Örnekler Konferansı, “İşimi nasıl daha iyi yaparım?” düşüncesiyle pek çok çocuğun dünyasını değiştiren öğretmenlerin çalışmalarını görünür kılmakta. Çalıştaydaki fikirler, uygulamalar ve materyaller; konferansa katılan binlerce eğitimciye ilham verirken okuldan okula, ilden ile yayılıyor. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı Denizli Yerel Çalıştayı’nda da “Saklı Kalan Başarılar” temasında kurum ve okullar tarafından yapılan çalışmaları içeren otuzu aşkın sunum ve atölye gerçekleşti.  

ERG İletişim Koordinatörü Özge Karakaya, Pamukkale Eğitim Vakfı Başkanı Prof. Dr. Hasan Kazdağlı ve İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz’un  açış konuşması ile başlayan çalıştay, Eğitim Yöneticisi ve Yazar Burcu Aybat, Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu Kayhan Karlı ve ERG Eğitim Laboratuvarı Koordinatörü Suat Kardaş’ın yer aldığı açılış panelinin ardından eğitimcilerin yaptığı sunum ve atölyelerle devam etti. Hizmet içi eğitime çok önem veren Özel PEV Okulları eğitim kadrosu da  “Saklı Kalan Başarılar” teması ile gerçekleşen konferansta gerek sunum yaparak gerekse katılımcı olarak yerini aldı.

Başta “Özel PEV Okulları, Öğretmen Ağı, Eğitim Reformu Girişimi, Milli Eğitim Müdürlüğü” olmak üzere pek çok kurum ve kuruluştan seçkin örnekleri paylaşan eğitimciler; her kademeden öğrencinin ihtiyacını karşılayacak türden sunumlar yaptılar. “Doğa Öğretmenim – Takas Edelim, Problem Çözme Stratejileri ve Uygulaması, Bilimi Çocukların Yaşamına Taşıyalım, Duygulara Yer Açsam Felsefe Olur mu, Müzede Bir Gün, Merak Kumbarası, İlköğretimde İklim Oyunu, Kavga Çare Olur mu? Sorgulama Çemberi, Temel Düşünme Becerisi” gibi daha pek çok sunum gerçekleşti.

Sunumların ardından değerlendirme toplantısında buluşan eğitimciler, birbirlerinden ve deneyimlerinden edindikleri bilgileri paylaşma ve değerlendirme fırsatı buldular. Bol öğrenmeli geçen çalıştaydan tüm eğitimciler memnuniyet içinde ayrıldılar.

No tags for this post.

The post İyi Örneklerin Adresi PEV Oldu appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

Eğitim

PAÜ’DE UZAKTAN EĞİTİM SİSTEMİNDE 10 BİN’İN ÜZERİNDE DERS İŞLENDİ

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından kurulan uzaktan eğitim sistemine, Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle, derslerin dijital platformlardan işlenmesinin ardından 10 Mayıs 2020 tarihi itibariyle açılan 68 binden fazla sanal sınıfta, 66 binden fazla ders, öğrencilerin kullanımına sunuldu.

Geçtiğimiz Mart ayında, Ülkemizde Covid-19 salgının başlamasının ardından, salgının yayılımını önlemeye yönelik alınan bir dizi tedbirler kapsamında üniversiteler de eğitimlerini dijital platformlara taşımıştı. Bu konuda hazırlıklılarını kısa süre içerisinde bitiren Pamukkale Üniversitesi de 2019-2020 Bahar Dönemi eğitim öğretim faaliyetlerini uzaktan eğitim sistemi üzerinden vermeye başladı.

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ün aldığı karar ile 23 Mart 2020 tarihinden itibaren uzaktan eğitime başlayan PAÜ’de bugüne kadar, 68 binden fazla açılan sanal sınıfta, bin 178 eğitimci, 10 bin 615 ders işledi. Haftalık yaklaşık 8 bin 500 olmak üzere toplamda 66 binden fazla ders kaydı yayınlanırken, uzaktan eğitim sistemine toplamda 2 milyonun üzerinde ziyaretçi girişi yapıldı.

Açılan 10 bin 615 dersin 7 bin 486’sında Canlı Ders Sistemine aktarılarak senkron olarak işlenme olanağı sağlanırken, bin 162 ders asenkron olarak uzaktan eğitim sistemlerinde yer almaktadır. Ortak Zorunlu Dersler (OZD) için mevcutta var olan OZD Uzaktan Eğitim Platformu’nda dersler kesintisiz olarak verilmeye devam edildi.

Uzaktan Eğitim Sisteminde, toplam 21 sunucuda, 10 Terabayt (TB)’nin üzerinde kayıtlı veri bulunurken, kayıtlı olan derslerin toplam saati; 44 bin 288, yüklenen materyal sayısı 19 bin 208dir. Sisteme, bugüne kadar toplam 33 bin 183 adet ödev yüklendi.

Pamukkale Üniversitesi Uzak Eğitim Sistemi altyapısı ile ilgili bilgi veren PAÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. Yusuf Özcan şunları dile getirdi: “Üniversitemiz Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından kurulan uzaktan eğitim sistemi, kurumumuz veri merkezinde barındırılan ücretsiz açık kaynak kodlu 21 adet bigbluebutton sunucusu ile hizmet vermektedir. Canlı derslerin sorunsuz olarak yapılabilmesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından bigbluebutton sunucuları arasında load balancing (yük dengeleme)  ve video işleme optimizasyon çalışmaları yapılmıştır. Yapılan tüm bu uzaktan eğitim çalışmaları, hazırlıkları öncesine dayanan uzaktan eğitim altyapımıza verdiğimiz emeklerin bir sonucudur. Üniversitemiz bünyesinde dijital dönüşüm hamlemizi başlattık. Bu kapsamda gerek yazılımsal gerekse donanımsal alanlarda önemli yeniliklere imza attık. Bu çalışmalarımızdan biri olarak ISO 27001:2013 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında sistem ve bilişim ağlarının alt yapısını güçlendirme ve siber güvenlik tedbirlerini alma konusunda gerekli çalışmaları salgın sürecinin öncesinde tamamladık. Pamukkale Üniversitesi olarak bilgi güvenliği alanında da ilklerden biri olmayı başardık. Tüm bu dijitalleşme alanında yaptığımız çalışmalarımız sürerken uzaktan eğitime geçilmesi yönündeki alınan kararların hemen sonrasında, 18 Mart 2020 tarihinden itibaren öğretim elemanlarına senkron derslerin nasıl yapılacağı konusunda tanıtıcı videolar ve kılavuzlar hazırlandık. Canlı Ders Sistemi içerisinde bir bilgilendirme sayfası açıp, tüm işlemler ile ilgili dokümanların paylaşımını yaptık. E-posta ile de bildirim sağlandık. Ayrıca Eğitim Destek Sistemi üzerinde akademik personel için Uzaktan Eğitim Rehberi adıyla bir ders açarak tüm akademisyenlerimizi bu derse dâhil ettik. Öğrencilere yönelik de bilgilendirme ve destek çalışmaları gerçekleştirerek, Canlı Ders Sistemi içerisinde bir bilgilendirme sayfası açtık. Tüm işlemler ile ilgili dokümanların paylaşımını yapıp yine e-posta aracılığı ile de bildirim sağladık. Tüm bu dijitalleşme alanında yaptığımız çalışmalarımızda desteklerini bizlerden esirgemeyen başta Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Bağ olmak üzere, Üniversite Yönetimimiz ve yoğun bir mesai harcayan Bilgi İşlem Daire Başkanlığı çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.”

No tags for this post.

The post PAÜ’DE UZAKTAN EĞİTİM SİSTEMİNDE 10 BİN’İN ÜZERİNDE DERS İŞLENDİ appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

Eğitim

ÖĞR. GÖR. KÖKTEN, COVİD-19 SONRASI EĞİTİMDE DİJİTALLEŞMEYİ DEĞERLENDİRDİ

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi temel Eğitim Bölümü Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Hasret Kökten, Koronavirüs (Covid-19) salgını sonrası, eğitimde yaşanılan dijital değişimin eğitim sisteminde kalıcılığı konusunu değerlendirdi.

Değerlendirmesine ilk olarak 20. yüzyılın sonu 21. yüzyılın başlarıyla beraber, eğitimi ve eğitim felsefesini etkileyen iki önemli paradigma olan postmodern eğitim ve neoliberal eğitimi açıklayan Öğr. Gör. Hasret Kökten, postmodern eğitim anlayışının, postmodern felsefenin modern düşünceyi ve felsefeyi eleştiri süzgecinden geçirerek ortaya koyduğu bir anlayış olduğunu ifade ederken, neoliberal eğitim anlayışını ise neoliberalizmin ortaya koyduğu ve eğitimi hızlı şekilde dönüştüren, neoliberal öğeleri ön plana çıkartan bir anlayışı olarak tanımladı.

Öğr. Gör. Kökten, bu iki paradigmanın kendi dünya görüşüne ait eğitime yönelik, felsefi temellerini oluşturma sürecinde, eğitim ve felsefe birlikteliğini sağlayan epistemolojik (öğrenilecek bilgi), ontolojik(okulun varoluş durumu) ve etik(değerler ve etik duruş) temelleri çerçevesinden birbirinden farklı ve uzlaşmaz bakış açıları ortaya koymuş gibi göründüğünü söyledi.

Eğitime postmodern paradigmalardan bakıldığında, postmondern eğitim anlayışı konusunda Öğr. Gör. Hasret Kökten şunları dile getirdi: “Postmodernizmi özelikle eğitim bağlamıyla ele aldığımızda, realiteye, mutlaklığa ve düzene karşı sanal gerçekliğin, simülasyonların kötü olmadığını vurgular ve öğrenme ortamlarına bir yenilik olarak, bunların dâhil edilebileceğini öne sürer. Postmodernisteler buradan kültürel ve epistemolojik çoğulculuğa geçerler. Foucault ve Feyerabend gibi düşünürler, çoğulcu demokrasiyi ve tüm yerel öğelerin, kültürel unsurların etkisinin eğitimde yapılan programlara yansıması gerektiğini savunur. Bu bağlamda eğitim ortamında ve yapılan eğitim programlarında ‘’ben bilincine’’ ve ‘’ötekinin’’ varlığına karşı saygı sürekli vurgulanır ve öne çıkartılır. Özellikle Kuantum fiziğindeki gelişmeleri de örnek gösteren Feyerabend gibi postmodernist düşünürler, tek- evrensel- mutlak bilgi kaynağı ve yönteminin olamayacağını vurgular. Aynı zamanda onlar, evrensel-nedenselliğe dayalı ve mutlak bilim kavrayışının sorgulanmasını, tümevarım probleminin tekrar popüler haline gelmesini, bir nevi destekler ve önemli görür. Böylece Feyerabend’in ‘’anyhting goes’’(her şey gider, her yöntem ve bakış açısı önemlidir) önermesi daha dikkate değer hale gelir. Postmodernist düşünürlerden Lyotard ve Feyerabend eğitimde epistemolojik bağlamda ’’Ne öğretelim?’’ sorusuna, bireyin entelektüel gelişimini sağlayacak, bilimsel bilginin yanında, felsefe, sanat, spor, sosyal bilim, metafizik, teoloji, mitoloji gibi bilgi çoğulculuğunu öne çıkartır. Burada bu bilgi çoğulculuğuna destek için bilimsel yöntemlerin yanında yorumsayıcı (Hermeneutik) yönteminde önemi ve öğrenmeye katkısı sık sık vurgulanır. Bu özellikleri çevresinde postmodern felsefenin eğitime katkısını özetlediğimizde, postmodernizm bilmenin ve öğrenmenin farklı bir yöntemini öne sürerek, bilgi üzerinde farklı yöntemlerin de üzerinde durarak, bireysel farklılıkları da önemseyen, yerelliği öne çıkartan ancak bilgi teknolojilerinin, sanal gerçekliğin, simülasyonların ve teknolojiye dayalı öğrenme ortamlarının da artık eğitimde yerini olmasının gerektiğini vurgulayan, bir bakış açısı ortaya koymaktadır”

Eğitim konusunu neoliberal eğitim anlayışı üzerinden de değerlendiren Öğr. Gör. Hasret Kökten; “Neoliberalist görüşün, özellikle 1990’larla beraber, eğitim gibi birçok kurumda rael olarak etkili olmaya başladığı görülmektedir. Noliberal düşünce postmodern felsefeden farklı bir epistemolojik temel hedefleyerek, pozitivist bilimin, teknolojiye dayalı bilimsel içerikli gelişimin piyasaya uygunluğunu dikkate alan ve piyasanın işleyişine katkıda bulunan bir paradigma geliştirmek için çaba göstermiştir. Özelikle Hayek ‘’Ne öğretilim?’’ sorusuna pozitif bilimler ve doğa bilimleri bağlamında sınırlar çizer. Bu durumda neoliberal eğitim anlayışının epistemolojik temelinde, bilimsel temelli ve uygulamalı alanların bilgisi piyasaya ve ekonomik etkinliklere katkısına dayalı olarak ele alınmakta, değer görmektedir. Neoliberal eğitimde bilimsel bilginin nesnelci ve bilgi temelli ekonomiye uygun olması, piyasası oluşturulabilen bir işleve sahip olması önemli görülür. Neoliberal eğitim anlayışında müfredat yönünden doğa bilimleri, mühendislik bilimleri ve uygulamalı(teknik- teknolojik)bilimler gibi disiplinler, piyasaya katkısından kaynaklı birincil öneme sahiptir. Bu bağlamda neoliberal Hayek’e göre eğitim,21. yüzyıla doğru, bireylerin piyasa ekonomisinde daha çok para kazanması ve ekonomik hayata bireysel çıkarları doğrultusunda katılabilmesi ve iş gücü sağlayabilmesi için planlanan, bir etkinlik alanı haline getirilmelidir” şeklinde konuştu.

‘Dijital dünya okulun ve öğretmenin yerine geçebilir mi?

“Okuldaki tüm işleyişi, öğretimi- eğitimi hızlı bir şekilde teknolojiye ve dijitalleşmeye dayalı şekilde kurgulayabilmek için şu anda elimizdeki paradigmaları bir tarafa bırakmamızı sağlayan, yeni bir eğitim paradigmasına ihtiyaç doğmaktadır. Aynı zamanda bu eğitim paradigmasının kendine özgü eğitim hedefleri, içeriği yani epistemolojik tavrı, öğrenme- öğretme stratejileri, yetenek ve beceri anlayışı, gelişim gibi kavramları tekrar yorumlaması, yeterlilik algısını düzenlemesi, öğretici ve öğrenen ilişkisine yeni yorumlar eklemesi gereklidir ve zorunludur. Ancak şimdilik, böyle bir paradigmayla karşılaştığımıza dair bir kanıt bulunmamaktadır. Biz günümüzde, eski paradigmaların içinde yeni düzenlemeler yaparak ve onları güncelleyerek kullanmaya devam etmekteyiz.

Evlerde kalmak zorunda olduğumuz ve hayatın minimumda olsa devam ettiği bu günlerde teknolojiye dayalı, teknoloji destekli eğitim, dijitalleşmenin de getirdiği olanaklar sayesinde, öğrenme ortamları aracılığıyla her bireyin hayatına hızlıca nüfus ettiği açıkça hayatımızın gerçeğidir. Ancak, zihinlerimizi çok fazla dijital dünyaya kaptırmadığımız sürece, öğrenme ortamları oluşturabilmek için, uygun şekilde yerinde kullanıldığında, yüz yüze eğitimin yerini almasa bile, dijital dünyada öğrenme, bizim için bir alternatif oluşturmaktadır. Belki de bir kolaylaştırıcı role sahiptir. İnsan dünyanın bir parçası olmaktan kopmadan, realiteden uzaklaşmadan dijital dünyanın da bir üyesi olabilir. Eğitimin bu tarzda dijitalleşmesi, Homo-digitalicusu ifade etmez, ancak biliyoruz ki sanal dünyada sınırlar çok da belirgin değildir ve oldukça bulanıktır. Zaten bu ortamda birey de, herhangi bir bilgiyi işleyecek nitelikli bir derinlik oluşmadığı sürece, hangi dünyanın bilgisiyle karşılaşırsa karşılaşsın bir sentezde bulunamayacaktır. Çünkü yüz yüze aldığımız eğitimin, kazandırdığı beceriler ortada olmayacaktır”

“Okul öncesi ve ilkokul gibi kritik kademelerde, öğrenci ve öğretmen etkileşiminin yerini ve niteliğini dijital dünyanın öğelerinin alamayacağı açıkça görülmektedir”

Salgın sonrası dönemde eğitimde dijital yöntemlerinin, yüz yüze etkileşim halinde gerçekleştirilen eğitim yöntemlerine ne ölçüde dâhil olabileceğini, yapılacak analiz ve değerlendirmelerin sonrasında daha iyi anlaşılabileceğine dikkat çeken Öğr. Gör. Kökten; “Bu sürecin iyi, olumlu, insan ihtiyaçlarına ve becerilerine yönelik, nitelikli kazanımları getireceği, tüm insanların eğitim ve öğrenme ihtiyaçlarını eşit şeklide karşılayabileceği, 21. Yüzyıl insanını biçimlendiren yeni bir entelektüel gelişimi doğuracağına dair bir tahmin yapmak epey zordur. Zira bu durumun kötü, insan doğasına ters düşen, insan varlığı bağlamında tehlikeli olan ve insanın bilincini ortadan kaldıran, bir duruma dönüşeceğiyle ilgili şimdiden tahminlerde bulunmak da zor gibi görünmektedir. Çünkü karşılıklı etkileşimin, sosyalleşmenin, birincil ilişkilerin sınırlı tutulduğu sanal bir ortamda, yüz yüze yapılan eğitim okuldaki eğitim ve öğretim ile aynı olabilir mi? Sınıfların ve öğretmenlerin yerine tek bir bilgisayar, bir nesne,-program, örüntü geçebilir mi? Bu bağlamda salgın döneminden sonra, salgın döneminde edindiğimiz tecrübeleri de dikkate alarak, sanal ortamda, dijitalleşmeye dayalı öğrenme durumları ve bu dönemde elde ettiklerimiz ve yitirdiklerimiz tekrar gözden geçirilerek mutlaka ayrıntılı analizler yapılacaktır. Yapılan bu analizler ve değerlendirmeler sonucunda, insanlık ya kendine ve eğitime yeni bir yön verme tercihi yapacak veya yapmayacaktır. Değişim yapmaz ise salgın öncesi hayatına daha sıkı bağlanacak, değişimi gerekli görür ise önümüzdeki on yıl tahmin edemeyeceğimiz, bizim gibi insanların rasyonalitesinin önceden kestiremeyeceği hızda bir dönüşüm gerçekleşecektir. Ancak ülkemizin koşuları bağlamında olumluma şeklinde baktığımızda, bir süre daha, zamanlama tahmini yapmak zor olsa da, okullara ihtiyaç duyulacak, en azından okul öncesi ve ilkokul gibi kritik kademelerde, öğrenci ve öğretmen etkileşiminin yerini ve niteliğini dijital dünyanın öğelerinin alamayacağı açıkça görülmektedir” dedi.

No tags for this post.

The post ÖĞR. GÖR. KÖKTEN, COVİD-19 SONRASI EĞİTİMDE DİJİTALLEŞMEYİ DEĞERLENDİRDİ appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

Eğitim

YARASAYI BİZ YEMEDİK CEZASINI BİZ ÇEKİYORUZ! #paüadaletistiyor

Pamukkale Üniversitesi öğrencileri, uzaktan sınav sisteminin yarattığı zorlukları sosyal medyada dile getiriyor. #paüadaletistiyor hashtagi altında buluşan öğrenciler, sorulara geri dönememe ve bağlantı kopmaları gibi durumlardan şikayetçi.

Covid-19 salgını nedeniyle üniversitelerde yapılan eğitim ve sınav sistemlerindeki düzenlemeler üniversite öğrencilerini adeta isyan ettirdi. Twitter’da #paüadaletistiyor hastagi altında buluşan üniversite öğrencileri adil bir sistem için mücadele ediyor. Öğrencilerin şikayetlerine ise PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ bizzat cevap verse de çözüm bulunamamış gib görünüyor.

ADALETLİ BİR SINAV İSTİYORUZ

Öğrencilerin uzaktan sınav sisteminde yaşadıkları sorunların başında her soruya bir defa bakabilmek geliyor. Sorulara bir defa bakabildikleri için, boş bırakıp tekrar dönme, sonra bakma, hatalı çözümü fark edip düzeltme şansları bulunmuyor. Öğrencilerin bir diğer şikayeti ise teknik sıkıntılar. Bağlantı kopması, elektrik gitmesi, bilgisayar donması gibi durumlarda öğrencilere ek süre tanınmıyor.

YARASAYI BİZ YEMEDİK!

#paüadaletistiyor hastagi altında öğrencilerin ilginç yorumları da göze çarpıyor.

No tags for this post.

The post YARASAYI BİZ YEMEDİK CEZASINI BİZ ÇEKİYORUZ! #paüadaletistiyor appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

ÖNE ÇIKAN HABERLER