Bizimle iletişime geçin

Gülizar Biçer Karaca

CHP’NİN YENİ GÜNDEMİ JEOTERMAL SONDALARI

Tavas’taki termik santral projesinin durdurulmasının ardından, jeotermal sondaj projelerine peşi sıra verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararlarıyla ilgili konuşan CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca: “Gıda krizinin daha derinleştiği çağımızda Tavas’ın verimli tarım topraklarıyla koruma altına alınmalıdır. Bunu termik santrale karşı mücadelemizde de dillendirdik. Termik santral tehdidinden kurtarılan Tavas toprakları, ÇED raporuna dahi gerek duyulmadan jeotermal projelerine peşkeş çekiliyor” diye konuştu.

AVUSTURALYALI FİRMA TAVAS’IN ALTINI ÜSTÜNE GETİRECEK

Karaca, Tavas’ın Çiftlik, Altınova, Solmaz, Seki mahallerinde jeotermal çalışmaları yapılmak istenildiğini, Valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararları vererek bölgedeki tarımı, su kaynaklarını tehdit eden firmaların önünü açtığını söyledi.
Karaca, “Avusturyalı bir firma Altınova, Solmaz ve Seki Mahallelerimizde sondaj yapmak için başvurular yaptı. Bu başvurulardan Altınova ve Solmaz Mahalleleri sınırlarında yapılacak jeotermal sondajları için ÇED Gerekli Değildir kararı verildi, Seki Mahallesiyle ilgili henüz bir karar verilmedi. Bütüncül çevresel etki değerlendirmesinden uzak bir anlayışla parça parça başvurularla ÇED Gerekli Değildir kararları alınarak, Tavas’ın her tarafı eşelenecek, altı üstüne getirecek” dedi.

SULAMA BARAJININ YAĞIŞ HAVZASINDA

Karaca, jeotermal sondajlarının hava ve toprakta yarattığı kirliliğin yanı sıra su kaynakları üzerinde de olumsuz etkilerine değinerek “Altınova ve Solmaz mahallelerinde sondaj çalışmaları yapılacak jeotermal projeleri Tavas Yenidere Barajı yağış havzasında kalmaktadır. Bölgedeki tarım arazilerine Yenidere Barajından kanal ve kanaletler aracılığıyla su sağlanmaktadır. Yani hem toprak, hem de su, hem de tarımsal ürünler tehdit altındalar” yorumunda bulundu.

TAVAS NEDEN SÜREKLİ TEHDİT ALTINDA

Aynı ilçede termik santrala karşı yürütülen mücadeleyi hatırlatan Gülizar Biçer Karaca, “Avdan Termik santrali projesi, halkın, muhtarların, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının ortak mücadelesi sonucunda başarıya ulaştı. Aynı mücadelenin, jeotermal tehdidine karşı da yapılacağından şüphemiz yok. Birlikte oldukça, yenemeyeceğimiz zorluk yok. Ancak, burada sorulması gereken hususlar da var. Tavas neden sürekli bu tarz tehditle karşı karşıya kalıyor ?. Termik santralden, Avusturalyalı firmanın Tavası mahalle mahalle eşelemesi için mi vazgeçildi? Basının karşısına çıkarak Termik santrali durdurduklarını iletenler bu soruların cevabını vermeli, gerekeni yapmalıdır. Bu durum onlar için bir samimiyet testi. Daha bir ay geçmeden aynı toprakların bu sefer de jeotermal tehdidini yaşamalarına da aynı tepki vermelidir. Bu bir samimiyet testidir” dedi.

The post CHP’NİN YENİ GÜNDEMİ JEOTERMAL SONDALARI appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

denizli

CHP’li Karaca; “Kadın Direnişini Kıramazsınız?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda; kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili kanun teklifinin görüşmeleri sırasında konuşma yaptı. Karaca, “Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan zihniyetin gereğini sandıkta verecek” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda; kadına ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili kanun teklifinin görüşmeleri sırasında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karaca şu sözleri söyledi; “Kadına karşı şiddet”, “şiddeti önlemek”, “Bir zihniyet değişikliği hayata geçiriyoruz.” gibi güzel, anlamlı cümlelerle kanun teklifini önümüze getirdiniz. Gerek KEFEK Alt Komisyonunda gerek Adalet Komisyonu’nda bu kanun teklifine ilişkin çekincelerimizi, bu kanun teklifinin Anayasa’ya aykırılıklarını tek tek ifade ettik ama görüyoruz ki bir ay gibi bir süre beklendi, zannettik ki itirazlarımız doğrultusunda üzerinde bir çalışma yapılıyor ama her ne hikmetse, pat diye, hiçbir değişiklik yapılmadan bir ay sonra kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine geldi. Peki, neden bir ay bekledik? Neden bir aydır bekletiliyor? Bunu da anlayabilmiş değiliz”

“KADIN DİRENİŞİNİ KIRAMAZSINIZ”

“Kanun teklifinde ne var? Kadına karşı şiddetle etkin mücadele. Peki, İstanbul Sözleşmesi’nden neden çıktık Övünerek ifade ettiğiniz 6284 sayılı Kanun İstanbul Sözleşmesi esas alınarak yürürlüğe giren bir Kanun’du. Peki İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede hukuksuzca niye çıktık? Bu kanun teklifiyle, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmanın kadınlar üzerindeki etkisini ve kadınların mücadelesini kırma noktasında bir amacınız varsa bunu başaramazsınız. Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan zihniyetin gereğini sandıkta verecek”

“ISRARLI TAKİPLE İLGİLİ DÜZENLEMELER ANAYASAYA AYKIRI”

“Teklifle kadına karşı işlenmesi hâlinde cezayı ağırlaştıran ya da artıran hâli düzenliyorsunuz. Peki, kadın, kadına karşı işlerse ne olacak? Korkuyorsunuz, “toplumsal cinsiyet eşitliği” demeye korkuyorsunuz. Peki, şunu diyemez miydiniz? “Kadına karşı, sırf kadın olduğu için, kadının cinsiyetinden dolayı işlenen suçlar.” diyemez miydiniz? Hayır, diyemediniz. Neden demediniz? Ya bu kanun teklifi gerçekten çok acemi hukukçular tarafından incelendi ya da bu kanun teklifini bir anayasa hukukçunuza gösteremediniz, bunu bilemiyoruz. Anayasa Mahkemesinin, anayasal eşitliğe aykırı olacağından dolayı bu kanunu iptal edeceği aşikar…”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 46. MADDE GETİRİLEBİLİRDİ”

“Israrlı takipte de benzer durum var. Diyorsunuz ki: “Koruma kararı verilen ya da boşanmış eşe karşı işlenmesi hâlinde.” Denizli’de bir üniversite öğrencisi, İstanbul’da öğrenciyken dört yıl boyunca ısrarlı takibe maruz bırakıldı; tayin oldu, gitti, gittiği ilde o ısrarlı takibe maruz bırakan erkek tarafından katledildi. Getirdiğiniz kanun maddesi, işte, bu tür ısrarlı takiplerde koruma sağlamıyor. Yani Anayasa’daki eşitlik ilkesine kanun teklifiniz aykırı… Peki, ne yapılabilirdi? Örneğin, İstanbul Sözleşmesi’nin 46’ncı maddesi var. Orada cezayı arttıran hâller açık ve net bir şekilde düzenlenmiş. Bunları aynen alıp, bu kanun teklifine koysaydınız belki pansuman kanun olmaktan çıkartıp, işe yarayan, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerine çözüm üretecek bir kanun teklifini önümüze kısmen de olsa getirmiş olurdunuz.”

“CEZASIZLIK ALGISI DEĞİŞECEK Mİ?”

“Kadına karşı işlenen suçlarda -ki Anayasa’ya aykırılığından, eşitliğe aykırılığından bahsettik- eziyet suçunda mesela iki yıllık alt sınırı, iki yıl altı aya çıkarıyorsunuz; yaralama suçlarında dört ayı, altı aya çıkarıyorsunuz. Yani cezalarda iki ay, altı ay gibi ama her halükarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da infaz kanunundaki düzenlemeleri rencide etmeyecek, ihlal etmeyecek birtakım düzenlemeler getiriyorsunuz. Oysa, toplumda, kadına karşı işlenen suçlarda bir cezasızlık algısı vardır. Öncelikle bu cezasızlık algısını ortadan kaldırmak için caydırıcı hükümler getirmeliydiniz; eğer infaz kanununa ilişkin burada bir düzenleme getirmiyorsanız. Yani caydırıcı olmak ne demektir? Üç yıl bir ay demektir. Caydırıcı olmak için, infaz kanunun hükümlerinin -yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi hükümlerin- kadına karşı işlenen suçlarda uygulanmayacağına ilişkin bir düzenlemeyi bu kanuna derç edebilirdiniz. Aslında uzun uzun, iki ay, üç ay, kırıntı kırıntı cezaları artırmanıza hiç gerek yoktu; bir madde koyacaktınız “Ceza İnfaz Kanunu’ndaki lehe olan -cezayı azaltan ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi- düzenlemeler kadına karşı işlenen suçlarda uygulanmaz.” diyecektiniz. Deseydiniz, işte o zaman toplumdaki cezasızlık algısını ortadan kaldırabilecektiniz. Bu kanun teklifi pansuman olmaktan, kadınları kandırmaktan başka bir yol çizmiyorsa niye geldi? Hangi soruna çözüm üretiyor? Kadına şiddetle mücadelede neye çözüm üretecek, bunu bu teklifte görmek gerçekten mümkün değil”

“HAYIR HAYIR HAYIR!”

“İstanbul Sözleşmesi ne yapın diyordu? “Kadın cinayetlerini, kadına karşı şiddet suçlarını önce önleyeceksiniz, önleyemiyorsanız koruyacaksınız, koruyamıyorsanız etkin yargılayacaksınız ve bütün bunlar için ulusal mevzuatlarınızda düzenleme yapacaksınız.” diyordu. Peki, bu kanun teklifi İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra “6284 var.” diyorsunuz ya oradaki önlemeyi, görevini yerine getiriyor mu? Hayır. Oradaki koruma görevini yerine getiriyor mu? Hayır. Etkin yargılama görevini, sorumluluğunu yerine getiriyor mu? Hayır. Yasal düzenlemeye de “mış gibi” davranıyorsunuz arkadaşlar, “mış gibi”.”

“KADIN ÖRGÜTLERİNİ NEDEN YOK SAYIYORSUNUZ?”

“Bu kanun teklifinde yıllarca kadın mücadelesine emek vermiş, kadın mücadelesiyle kadına karşı işlenen suçlarda ciddi bir gelişme sağlamış olan sivil toplum örgütlerinin görüşü yok. Kime sordunuz, hangi kadın örgütüne, hangi sivil toplum örgütüne sorarak bu teklifle ilgili görüş aldınız ya da hangi Baroya sordunuz? Hiçbirisi, hiçbirisi yok, o nedenle bu teklifte kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadın cinayetlerinin engellenmesi ya da ısrarlı takibe maruz bırakılan kadınları korumaya, kollamaya yönelik hiçbir etkin uygulama, etkin cezai düzenleme bulunmamaktadır. Bu kanun teklifi kadına karşı şiddeti önlemek için verilen bir kanun teklifi değil kadınları kandırmak, yeniden oylarına talip olmak için sadece ve sadece pansuman kanun teklifidir.”

 

 

The post CHP’li Karaca; “Kadın Direnişini Kıramazsınız?” appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

CHP

CHP’li Karaca; “Gıda Krizi İnanılmaz Boyutlara Ulaştı”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sahada yaptıkları çalışmalarda gıda krizinin inanılmaz boyutlara ulaştığını tespit ettiklerini belirtti, acil önlem çağrısı yaptı.

TBMM’ye gıda enflasyonunun sebeplerinin araştırılması için komisyon kurulması teklifi sunmuş olduklarını hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde “Gıda Enflasyonu Komisyonu” kurulması çağrısını yaptı. Beslenme hakkı ihlallerinin yarattığı hasarın geri dönülemez olduğunu söyleyen Gülizar Biçer Karaca, Türkiye’nin üreten değil ithal eden ülke konumundan derhal çıkması gerektiğini, ard arda gelen zamlar ve enflasyon karşısında perişan olan vatandaşların güvenilir gıdaya erişem engellerinin kaldırılması gerektiğini ifade etti.

“MAKAS AÇILDI: GIDA ENFLASYONU REKORU”

“Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO verilerine atıf yapan Gülizar Biçer Karaca; “FAO verilerine göre Nisan ayında yıllık artış yüzde 29,81 oldu. TÜİK’in son açıkladığı enflasyon verilerine göre Türkiye’de Nisan ayında yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 89,10 olarak kaydedildi. Böylelikle küresel gıda enflasyonu ile Türkiye gıda enflasyonu arasındaki makas rekor kırdı. Türkiye’de gıda enflasyonu, küresel gıda enflasyonundan Nisan ayında rekor negatif ayrışma yaşadı. FAO verilerine göre küresel gıda fiyatları Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29,81 artış kaydetti.”

“DÜNYADAN 61 PUAN FAZLA GIDA ENFLASYONU!”

“Küresel gıda enflasyonu ile Türkiye’de yaşanan gıda enflasyonu karşılaştırıldığında, Türkiye aleyhine makas ne yazık ki rekor seviyeye çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Nisan ayında Türkiye’de yıllık gıda enflasyonu yüzde 90,8 olarak gerçekleşti. Yani, Türkiye’de gıda enflasyonu küresel gıda enflasyonun 61 puan üzerinde yer aldı.”

“GIDA ENFLASYONU KOMİSYONU KURULMALI”

“Gıda enflasyonunun sebeplerinin belirlenerek gerekli çözüm önerilerinin tespit edilmesi zorunlu ve acildir. Ancak sorunların tespit edilmesi tek başına yeterli değildir. Tespit edilen çözüm önerilerinin uygulamaya geçirilebilmesi için başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere kurumsal kapasitelerin artırılması, bu bağlamda yapılacak araştırma, tespit ve çözüm önerileri için sürekli olacak Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bir “Gıda Enflasyonu Komisyonu” kurulması, gıda enflasyonunun temel sebeplerinden olan tarım sektöründeki sorunların belirlenebilmesi ve çözüm üretilebilmesi için Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile ortak bir çalışmanın yürütülmesi ve bütün bu uygulamaların hayata geçirilebilmesi için gerekli mevzuat değişikliklerinin belirlenebilmesi gereklidir. Bu bağlamda TBMM’de araştırma komisyonu kurulması acil ve önceliklidir.”

The post CHP’li Karaca; “Gıda Krizi İnanılmaz Boyutlara Ulaştı” appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

CHP Denizli

CHP’li Karaca; “Her 8 Çocuktan 1’i Karnı Aç Olduğu Halde Yemek Yiyemiyor”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, CHP Grubu adına Çocuk yoksulluğunun araştırılması önergesi hakkında TBMM Genel Kurulu’nda konuştu.

“ÇOCUK YOKSULLUĞU ÇOKLU HAK İHLALLERİNİ BERABERİNDE GETİRİYOR”

Çocuk yoksulluğunun birçok hak ihlalini bünyesinde barındıran, önlenememesi ve önüne geçilememesi hâlinde yaşam boyu sağlık, eğitim ve gelişim gibi çok kalıcı etkiler bırakan bir sorun olduğunu hatırlatan Gülizar Biçer Karaca, sorunu çözmek için neden adım atılmıyor? “Yasa mı eksik? Hayır; uluslararası sözleşmeler var, Anayasa var, bakanlıkların faaliyet raporları, eylem planları var, aslında mevzuat olarak her şey var. Peki, ne yok?” diye sordu; iktidarın çözme iradesi yok çünkü yoksulluğu çözmek değil, yoksulluğu önlemek değil, yöneterek iktidarda tutunmak isteyen bir irade var.” dedi.

“PAZARLARA GİDEMİYORSUNUZ”

“Yoksulluğu önlemek için, çocuk yoksulluğunu bilmek için öncelikle milletin içine gitmek, pazar yerlerini akşamüzerleri ziyaret etmek gerekir ki oradaki vatandaşlarımızın akşama çocuklarının önüne koyacak yemek pişirebilmek için yaşadıkları o zorunluluğu ve atıkları toplayan aileleri görmek lazım ama maalesef bunu yapmıyorsunuz, yapmak da istemiyorsunuz.”

“HER 8 ÇOCUKTAN 1’İ KARNI AÇ OLDUĞU HALDE YEMEK YİYEMİYOR”

“TÜİK’in doğru düzgün bir araştırma yapması gerekir, o da yapmıyor. TÜİK’in yapmadığını 3 hekim yapmış ve 3 hekim ilkokul, ortaokul, lisedeki 6-19 yaş arasındaki 1.049 öğrenci, çocuk hakkında bir araştırma yapmış ve görülen sonuçlarda inanın çok vahim tablolar. Her 4 çocuktan 1’i çok düşük kilolu ve bu çocukların her biri potansiyel kalp rahatsızlığı riskine sahip ve aynı zamanda da maalesef kansızlıkla mücadele ediyor. Her 4 vatandaştan 1’i son bir yılda, para ve yeterli gelire sahip olamadığı için bir daha gıdaya erişememe kaygısını yaşıyor. En vahimi: Her 8 çocuktan 1’i karnı aç olduğu hâlde yemek yiyemiyor, aç kalıyor. Bunlar aslında sizlerin duymak istemediği bazı gerçekler…”

“YOKSULLUK GERÇEĞİ: BESLENMEM OLMADIĞINDA DERS ÇALIŞIYOR GİBİ YAPIYORUM”

“Bir çocuk şunu söylüyor, diyor ki: “Beslenmeyi çoğu zaman okula götüremiyorum, beslenmem olmadığında oturup ders çalışıyor numarası çekiyorum.” Yine, bir anne diyor ki: “Evde kira, taksit, borç konuşuyoruz, çocuğum diyor ki ‘Ben çalışayım, okulu bırakayım.” çocuğumdan utanıyorum.” ve sizler maalesef bunları duymuyorsunuz, duymak da istemiyorsunuz.”

“YANDAŞA HUZUR HAKKI VAR, YOKSUL ÇOCUKLARA BESLENME PROGRAMI YOK!”

“Elimde, bu okulda beslenme programınıza ilişkin sizin bir raporunuz, eylem planınız var, onun 40’ıncı sayfası, 2019 yılında yapmışsınız ve diyorsunuz ki: “Çocukların sağlıklı beslenmesi için bir program, çocukla okulda okul yemeği programı yapacağız ve 2020’de başlayacağız.” diyorsunuz ama 2022 bu programa başlamadınız. Neden başlamadınız? Bu programa başlamak için bütçe mi yoktu? Hayır, vardı çünkü yandaşlara aktardığınız bütçe var, affedilen vergiler var ve kıyak huzur hakları var, demek ki bütçe var. Neden hayata geçirmediniz?”

“PAZAR ATIKLARINDA AZALMANIN SEBEBİ YOKSULLUK”

“Pazarda aileler çürük sebze, meyve topluyor. Karabağlar Belediye Başkanımız bir açıklama yaptı, diyor ki: “Geçen yıl 3.007 ton atık topladım bu yıl 1.918 ton, her ay 30 pazar atığı yok olmuş. Neden biliyor musunuz? İşte, aileler gidip pazar atıkları topluyorlar değerli arkadaşlar. O nedenle çocuklarımızla, çocuklarla ilgili ve bu beslenme ve beslenme hakkına ilişkin mutlaka yoksulluğun sebeplerini araştırmak için bu komisyonu kurmamız gerekiyor ve bütün partilerin de bu komisyon için desteklerini bekliyorum.”

“GEZİ KALACAK, SİZ GİDECEKSİNİZ”

Bir nesil kayboluyor ve maalesef geri telafisi de mümkün olmayacak.” diyen Gülizar Biçer Karaca sözlerini Gezi’yi selamlayarak tamamladı: “Gezi’nin çocuklarını, dün siyasete boyun eğmiş mahkeme tarafından hapse atılan, zindana atılan başta Can Atalay ve Mücella Yapıcı olmak üzere bütün Gezi tutsaklarını buradan saygıyla selamlıyorum. Gezi kalacak, siz gideceksiniz. Gruplar adına konuşmaların ardından oylama yapıldı, Çocuk Yoksulluğu Araştırma Önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. “

The post CHP’li Karaca; “Her 8 Çocuktan 1’i Karnı Aç Olduğu Halde Yemek Yiyemiyor” appeared first on Denizli Post – Son Dakika Denizli Haberleri.

Continue Reading

ÖNE ÇIKAN HABERLER