İYİ Parti Denizli Milletvekili Aday Adayı Türkarslan: Diyanet Sorgulanmalı


Denizli siyasetinin öne çıkan isimleriyle gerçekleştirdiğimiz söyleşilerin bugünkü konuğu İYİ Parti eski Merkezefendi İlçe Başkanı ve İYİ Parti Denizli milletvekili aday adayı Şule Türkarslan.

1977 İzmir Kiraz doğumluyum. İlk ve orta öğrenimini Afyon Çay’da yaptım. İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldum. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Türkiye’nin değişik yerlerinde diyaliz hekimi olarak görev yaptım. 6 yıldır Denizli’de hekimlik yapmaktayım. Hayvanları sevdiğim için siyasete girdim. Türkiye’de en az insanlar kadar hayvanlara da değer verilmeli diye düşünüyorum. Hayvan hakları ve kadın hakları üzerinden siyaset yapmak istiyorum.

Daha önce hangi partide siyasete başladınız?

MHP’de siyasete atıldım. Bir önceki dönem MHP’den  7. sıra milletvekili adayıydım.

MHP’den İYİ Parti’ye neden geçiş yaptınız?

Parti içi demokrasinin ortadan kalkması ve gerekli kongrelerin yapılmaması ve yasal olarak engeller çıkartılmaya çalışılması üzerine partiden ayrıldım. İYİ Parti’de siyasete devam ediyorum. İYİ Parti Merkezefendi İlçe Başkanlığı yaptım. Şimdi de İYİ Parti’den milletvekili aday adayıyım.

Hayvan haklarından bahsettiniz. Hayvanların  ne tür hakları eksik kalıyor?

Sokak hayvanları üzerinden düşünürsek onların korunması beslenmesi ve sağlığı bizle beraber aynı ortamı yaşadıkları için özen gösterilmesi gerekiyor. Belediyeler yeterli duyarlılığı göstermiyor. Sokak hayvanlarına kötü davranan hatta tecavüz edenler var. Bunların eğitilmesi gerekiyor. Gerekli cezai işlemlerin yapılması gerekiyor. Belediyeler barınaklar kuruyor ama beslenmesi yaşaması için uygun ortamı oluşturmuyorlar. Hayvanları ölüme terk ediyorlar.

Muhalif bir partinin ilçe başkanlığını yaptınız. Şimdi de milletvekili aday adayısınız. Ülkemizde size göre ne tür sorunlar yaşanıyor?

Birinci sorun ekonomi.Ekonominin düzlüğe çıkması için ehil ellere verilmesi gerekiyor. Partimizde de bu tür ehiller mevcut. Ülkenin bir başka sorunu tarım ve sağlıkta yaşanılan sorunlar. Benimde sağlık konusunda projelerim var. Mesleğim gereği eğer bana görev verilirse ülkemizdeki sağlık sorunlarına  yönelik çalışmalar yapabilirim. Toplumda ahlaki çöküş de mevcut. Eğitimin de bu konuda eksiklikleri var. Duyarsız, apolitik bir hale getirilen bir gençlik var. İslami bir toplumda yaşadığımızı söylüyoruz. İktidar imam hatiplerin sayısını artırarak daha dindar bir gençlik yetiştirmek adına bu okulları açıyor. Ne islami bir eğitim veriyor, ne de ahlaki bir eğitim veriliyor. Ben kendim imam hatip mezunuyum. Şu anda mezun olan imam hatiplilerin vatan, millet, din olarak iyi bir eğitimden geçirildiğine inanmıyorum. Yıllarca siyasetçilerin söylemleri sonucu başörtüsü sorunu yaşamış bir insanım. Hatta bu yüzden uzmanlık eğitimimi bile zor tamamladım. Bütün eğitim kurumlarını ve camileri siyasetten uzaklaştırmak lazım. Allah’ın kitabı ve peygamberin sünneti ile hareket edecek kurumlar siyasete bulaştırılıyor. Şu anda camilerde imamlar eliyle iktidar partisinin propagandası yaptırılıyor. Camilerde İYİ Parti veya CHP propagandası yaptırma şansınız yok. Camilerimizi siyasi emellerine alet ediyorlar. Sırf bu nedenle Cuma namazlarına gitmeyen arkadaşlarımız görüyorum. İmam hatip okullarında da iktidar partisinin propagandası yapılıyor. Bu kurumları siyasetten uzak tutmak gerekiyor. Ülkenin tarafsız ve bağımsız alanları olmalı. Bunlar yargı, okul, cami gibi siyaset üstü kurumlardır.

İmam Hatip mezunusunuz. Dini gerekçelerle başınızı örtüyorsunuz. Laiklikle ilgili bir sorununuz var mı? Yada bu ülkenin laiklikle ilgili bir sorunu var mı?

Ben laik bir yaşam biçimini savunuyorum. Din Allah ile kul arasında yaşanılan bir şeydir. Bunun devlet işlerine müdahalesini kabul etmiyorum.  Laiklik bugüne kadar uygulamalarda farklılıklar göstererek yaşamımızda devam ediyor. Dinin de devlete müdahalesini kabul etmiyorum. Sonuçta inanç Allah ile kul arasında olan bir durumdur.Mustafa Kemal Atatürk dönemi hariç laiklik bu dönemde yaşanmadı, yaşatılmadı.  Din kurumları üzerinden bazı siyasi partiler üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kullandı.

Sizce Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum olmamalı mı?

Diyanet İşleri dışında halkın sorunlarına cevap veren danışmanlık kurulu gibi bir kurum olmalı. Bu kurumun da devletle hiçbir ilişkisi olmamalı. Hristiyan vatandaşlarımız da Alevi vatandaşlarımıza da devlet aynı mesafede olmalı. Diyanet İşleri Başkanlığı sadece İslama ve siyasete hizmet ediyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı neredeyse bir çok bakanlıktan daha çok bütçesi var. Bu bütçe sizce nasıl harcanıyor?

81 milyon insana hitap eden bir kurum Hristiyanlara, Alevilere hizmet etmiyor. Camileri bile halkımız kendi bağışları ile yapıyor. Bu bütçe nereye gidiyor? Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu harcamalarının nereye gittiği sorgulanmalı. Diyanet İşleri Başkanı’nın arabası bile sorgulanmalı soruşturulmalı.

Uzun yıllardır Denizli’de yaşıyorsunuz. Sizce Denizli’de yaşanan sorunlar nelerdir?

Ulaşımda gördüğümüz aksamalar var. Bunun dışında benim gözlemlediğim tarımla ilgili sorunlar yaşanıyor. Denizli’nin tarımsal bir problemi var. Tarımla ilgili gerekli yatırımlar yapılmıyor. Burada daha önceki yıllarda pamuk, tütün gibi başta gelen ürünler vardı. Yanlış politikalar nedeniyle üretim düştü. Halkımız köyden kente göçtü. 2009’da patlamış olan ekonomik krizin ardından kapatılan fabrikaların ardından Denizli halkı işsiz kaldı. Bu işsizlik sorunu hala daha devam etmekte. Denizlili yatırımcılar Denizli’den elini çekti. Bu yatırımların arttırılması konusunda elimizden geleni yapacağımızı söyleyebiliriz. İnsanlarımız Pamukkale’ye gidemiyor. Pamukkale dünyaya iyi tanıtılmıyor. Kendi halkımızın gidip göremediği bir Pamukkale’nin kime ne faydası var. Belediyenin 15 yıllık kazı çalışmaları hiç bitmiyor. Bunu hala anlayabilmiş değilim. Plansız programsız kazı yapılıyor. Artık insanlar arasında şöyle bir söylence var; “Osman Zolan gömü mü arıyor?” diyen vatandaşlarımız var. Esnafımız ve halkımız bundan büyük bir ızdırap çekmektedir. Bir kaç ay önce 29 Ekim Bulvarı’nda bu çalışmalar nedeniyle bir çocuğumuzu kaybettik. Bu çalışmalar ne zaman bitecek merak içindeyim. Denizli’de yapılan kazılardan dolayı toz, toprak nedeniyle artan astımlı sayısı tespit edilmeli. Halkın sağlığı ile oynanıyor.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Röportaj için özel bir hazırlık yapmadım. Vatandaşımızı çarşıda pazarda dinliyoruz. Hem ekonomi hem siyasetin hem de halkın nabzını tutuyoruz. Bize hiçbir yerde yer verilmiyor. Bu nedenle halkımızla iç içeyiz. İYİ Parti’den geldiğimizi gören vatandaşlar, bize büyük bir teveccüh gösteriyor. İlk kurulduğumuz dönemde korkularımız, vardı. Şu anda korkularından arınıp bizimle kol kola omuz omuza mücadele veriyor. Hala korkanlar varsa onalar sesleniyorum. Ülkenin durumu ortada, sindirilmiş bir toplum mevcut. AKP’ye oy verebilirsiniz ama bu seçimden sonra başka bir seçim olmayacağını bilmeniz gerekiyor. Demokratik bir ortamda yaşamak istiyorlarsa İYİ Parti’yi tercih edip ülkeye müreffeh ve güzel günler göstermemizi sağlarlar.

No tags for this post.

The post İYİ Parti Denizli Milletvekili Aday Adayı Türkarslan: Diyanet Sorgulanmalı appeared first on Denizli Post – Denizli Haberleri.

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here