Denizli Adı Nereden Geliyor?

15 Mart 2018 16 0


Denizli adının nereden geldiğine dair birçok tartışma vardır. Bazı kaynaklarda Tonguzlu, bazı kaynaklarda ise Tokuzlu adları geçmektedir. Biz de bu tartışmalardan yola çıkarak Denizli adının nereden geldiğine dair kısa bir araştırma yaptık.

Laodikya’dan değişme Lâdik ismi ile birlikte, 13. yüzyılın ortalarında ilk kez Tonguzlu adının kullanılmış olduğunu görüyoruz. Denizli’de kesin olarak Lâdik adının kullanıldığı 1211 yılları ile Tonguzlu adının kullanılmaya başlandığı 1255- 1262-1277 yılları arasını hangi etki ve iskân olaylarının yaşandığına dikkat çekmek isteriz.

Bundan önce buraya yerleştirilen halka genel bir ad olarak Uç-Erleri, Uç halkı adı veriliyordu.

Bu Uç erleri arasında kimler vardı?

1-Müslüman mücahitler, Arap orduları içindeki Türkler. Kısmen Müslüman olmuş kısmen de esir ticareti ile ele geçirilip, kıyı korsanlığı ve gazilik emeli ile yetiştirilenler. (IX ve X. yüzyıllar.)

2-İki seferinde yapılanı tarihsel tanıkları ile bildiğimiz, Trakya’dan alınıp Araplara karşı Uç bölgesine yerleştirilen Kıpçak, Kuman ve Bulgar Türk toplulukları.

Tuncer Baykara; “Denizliye pek uzak olmayan bir yerde yaşayan Aksarayî, 1211 yılına ait vak’a sırasında Lâdik, 1277’de cereyan eden bir olayda ise Toğuzlu adını kullanmıştır. İbn-i Bibi ise 1277 olaylarında Lâdik ismini zikreder. Baypars Mansûri de 1255 ve 1262 yıllarında Tonguzlu ve Tonuzlu isimlerini vermektedir” der.

İbn-i Batuta 1333 yılında geçtiği Denizli’den Dongozla- yani domuzlar ülkesi olarak bahseder.

Bunlara dayanarak:

1-Tokuzlu- Tonuzlu Kıpçak adı

Barthold 1030 yıllarında Kıpçakların alt boyları olan Kücet ve Çuğraklarla birlikte Harzem’de görülmeye başlandığını ve bunların 1055 yıllarında Basmıl boylarının göç dalgaları ile birlikte Ponto-Hazar’da olduklarını görmekteyiz. Kıpçakların Arap coğrafyacılarındaki adı Kıpçak, batılı tarihçilerdeki adı Kuman-Komen, Rus toplumu ve tarihçilerdeki adı ise Polovest’tir. O halde burada Kıpçak veya Kuman denildiğinde tek etnisiteden bahsedildiğini hatırlatalım. Bir de Kıpçakların en az %50’sinin sarışın- beyaz tenli ve mavi gözlü oldukları yazılır.

Kumanlar iki asıl boy tarafından yönetilirler; birisi Moğol asıllı Türkmenleşmiş Ölberliler diğeri de Toksuoba. Toksu obalılar. Ölberliler Bönek-Böeek-Benek adlı biri tarafından yönetilmektedirler. Toksu obahların başında ise Saruhan vardır. Oğullarından birinin adı Etrek, diğeri Könçektir. Tohsu obalı Tokuz obalı- Dokuz obalı demektir.

Saruhan’ın ve ahfadının yani Saruhanlı- Kıpçak Tokuz obalıların Denizli Menderes Havzasına Harzem’den Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından getirildiğini biliyoruz. Trakya’dan getirilip Bizans tarafından Menderes Havzasına yerleştirilen Kumanların da Kıpçak asıllı oldukları bilindiğine göre buradaki Kıpçak yoğunluğu dikkate alınırsa bu havaliye zamanla halk arasında ve sonra tarihçiler tarafından “Tokuz obalı – Tokuzluların, Dokuzluların yurdu” anlamında – Tokuzlu -Tonguzlu -denilmiş olması ihtimali dikkate alınmalıdır diye düşünürüz.

Manisa’nın Selendi İlçesine’nde ilçenin doğu yakasındaki Pırnaz (Piynar) Köyü tepelerinde boğazdaki dağ yamacında oturan bir köyde “burada Dokuzlular oturur, halen bunlara Dokuzlular derler” diye tarif etmişlerdi. Bir zamanlar [m. 1867ye kadar] Denizli’ye bağlı olan bu yörede Dokuzlu, Tokuzlu, Tonguzlu obalarının varlığından söz edilir.

Ayrıca Manisa’nın Kula ilçesinin tarihi adı, Katake-Komene’dir.Buradaki Komene kelimesinin Kuman’dan geldiği ve yer adına dönüştüğü konusunda
hiçbir şüphe yoktur. Tarihi ticaret ve kervan yolları üzerindeki bu ilçe kilit konumdadır.Bulunduğu yer Bizans tarafından Latin (Foça kontluğu vc Rodos Şövalyeleri) ve Araplara sonra da Türkmenlere karşı sınırı korumak amacı ile Menderes ve Saruhan havalisine yerleştirilen Kuman-Kıpçak Uç Erleri için tam da uygun düşmektedir.

Böylelikle Kuman ve Kıpçaklardan gelme topluluk adı olan Tokuzlu-Tonguzlu- Tonuzlu aşiret adının bir yer ismine tahvil olarak Denizli şekline dönüştüğü savı ortaya çıkıyor.

2-Tunguzlu-Tonuzlu-Tunguz Moğol adı

Tunguz kökenli halklar günümüzde Kuzey Çin ve Rusya’nın merkeze en uç topraklan içindeki Mançurya bölgesinde yaşamaktadırlar. Çin’in İç Moğolistan bölgesinde de yaşayanları vardır. Tüm nüfuslarının 15 milyona yakın olduğu tahmin edilmektedir. Rusya’da Evenks özerk bölgesinde de Evenk Tunguzları yaşar.

XI. yüz yıldan başlayarak batıya doğru yayılan Moğol toplulukları yer ver Kıpçaklarla karışarak batıya doğru gelerek sonradan tamamen Müslümanlaşmış ve Türkleşmiş topluluklar haline geldiler. Bunların bir kısmının yoğunlukla orta fakat yer yer batı Anadolu’ya doğru gönderildikleri ve buralarda Kıpçak toplulukları ile birleşerek kaynaşıp kaldıkları (12 Seyahatname , Tuhfet-ün Nüzzar, Mümin Çevik terc. Yeni Şafak yay. İst S.201717) dikkate alınırsa, Tunguzlu-Tonuzlu adının bunların baskın bir grubunun iskânından neşet edebileceği, esasen bölgeye gerek Bizans, gerekse Selçuklu ve İlhanlılar tarafından yapılan yerleştirmelerin aynı zaman kesitlerine rastladığı söylenebilir. Buranın halklarını tarif eden tarihçilerin hiçbirinin günü gününe değil de sonradan ve aktarmalar, alıntılar yaparak yazdıkları tarihlere bakıldığında Tonguzlu adının yine Kıpçak topluluklarına karışmış Türkleşmiş Moğol topluluklarından kaynaklandığı da bir başka açıdan dikkate alınmalıdır.

3-Tonguz – Türk – Bulgar adı

Tonguz, Tuna Bulgar hanlarından Nogay’ın oğlu Çekenin naibi Kaçan oğlu Tonguz’dur. Gerek Bizans tarafından bölgeye sınır savaşçısı olarak iskân edilen; gerekse Süleyman Şah tarafından Harzem ve Trakya’dan getirilen gayr-i Müslim Türkler’de -Kıpçak-Tonguz adı vardı. (Istvan Vasary, Kumanlar ve Tatarlar, S.104).

4- Tonguzlu – Tengizli – Deniz -Denizli Türk adı

Araştırmacı elinde yeteri kadar delil olmadığında delil yapılandırmasına gitmek zorundadır. Bunun için bazı ip uçlarından hareket eder. Biz de öyle yapıyoruz.

Türkler bilhassa Orta Asya’da büyük nehirlere Deniz -Derya adını vermektedirler. Bu Türkçe’ye başka dillerden girmiş olsa da kullanıla kullanılan Türkçeleşmiştir. Amu Derya, Sir Derya, Kaşka Derya bunlara örnek olarak alınabilir.

Kesin olarak Türklerin eline geçiş tarihi olan 1200’lü yıllarda Denizli ve çevresindeki Menderes vadisi (Baklan, Acısu, Işıklı Göl vs.) bataklık ve göller halindedir. Güneyindeki Acıpayam ve Tavas ovaları da öyledir. Çevresi de halen göller bölgesidir. Hem bu göl ve bataklıkların teşkil ettiği görüntü, hem de ulu nehirlere geleneksel olarak derya -deniz adı verme alışkanlığı bölgeye yerleşen Türkmen oymaklarında böyle bir algı yaratarak; buraya Tenguzlu-Tonguzlu adını vermiş olabilirler. Unutmamak lazımdır ki, buraya yerleşenler uzun zaman İran dili etkisindeki Horasan ve Harzem bölgesinde yaşarken ağızları değişip, bu günkü Türkiye Türkçesinden farklı bir telaffuz kullanıyordu.

5- Denizli Neden Tonguzlu, Domuzlu, Domuzlar Ülkesi olamaz?

P. VVittek’ten naklen; Eb-ul Fida diyor ki; “ Türkmenler Türk neslinden çokluk bir halktır. Selçuklular zamanında Rum biladını-memleketini, Anadolu’yu- fethettiler.

Hera’itaya- Bizans’ın Hristiyan uç bölgeleri, sınır bölgeleri demek- mensup sahil sakinlerine baskın yaparak evlatlarını kaldırıp Miislümanlara satmayı adet edindiler. Onlarda, başka yerlere satmaya gönderilen dokumalar ve kilimler yapılır, buranın sahilinde Cun (kasabası) vardır buna Cun Makri (Fethiye) derler. Buraya büyük bir nehir dökülür. Buna Battal Nehri (Dalaman Çayı) derler. Antalya’nın şimalinde büyük Tağurla dağı vardır. Burada ve bunun etrafında 200.000-iki yüz bin Türkmen olduğu söylenir, burası sınırdır. Onun için bunlara Uç denir.”

200 bin çadır ana-bab ve üç çocuk hesabından yaklaşık olarak 1 milyon insan demektir. Bunlar kahir ekseriyeti konar-göçer toplumdur ve hayvan varlıkları ile birliktedirler.Hiçbir aile 100 veya en az 70-80’den aşağı ılkı (yılkı) (koyun-keçi) ile geçinemez.Çünkü başka bir geçim şekli henüz yerleşmiş değildir. Asgari 70 olan ılkı sayısını dikkate alırsak bu bölgede 200 bin ailenin elinde en az 14 milyon hayvan var demektir. Bunları koruyacak en az bir köpek, ama mutlaka iki köpek olmalıdır. Bu da en az 400 bin köpek eder.

Yani Denizli dağlarında, ovalarında günlük 14-15 milyon hayvan otlayacak, onları 200 bin çoban güdecek ve sürülerin etrafında 400 bin köpek dolaşacak. Bu nedenden ötürü bu bölgede domuzun çok olmasından bahsedilemez. Üstelik bölgeyi işgal eden Türk ve Türkmenlerin çok büyük bir kısmının Müslüman olduğunu ve Müslümanlıkta domuz etinin ayasak olduğunu düşünürsek Denizli adının domuzlar ülkesi olması görüşü mantık dışıdır.

Tonguzlu hiç bir şekilde Domuzlu olamaz. Bu isim karışıklığındaki en büyük etken Arap alfabesindeki seslerin bazen Türkçe’yi tam ifade edememesinden kaynaklanmaktadır. Dokuzlu yazmak için tı kaf vav harfleri ile yazıldıklarından Tonuzlu, Tunuzlu gibi okumak mümkündür. Bu harflerle Domuzlu veya Tomuzlu okumak mümkün değildir.

OSMANLI BELGELERİNDE DENİZLİ ADI NASIL GEÇİYOR?

Osmanlı belgelerinde 1700’lere kadar Tonozlu denilmektedir. Bu tarihten itibaren Lazkiye ve Lazkiye maa Denizli ismi kullanılmaktadır. 1840’tan sonra tamamen Denizli olarak kullanıla gelmiştir.

Aşağıdaki 19 Mart 1678 tarihli belgede Denizli adı Tokuzlu olarak yazılmaktadır.

 

Kaynak: Nurkadın Esra Çetin

The post Denizli Adı Nereden Geliyor? appeared first on Denizli Post.

Yorumlar
BENZER KONULAR
YORUM YAZ
reklam